Sylvia Plath’in az bilinen sanat çalışmaları sergilenecek

0

2011 yılında yayınladığımız makalede Sylvia Plath’ın çizimlerinin bir sergi ile sunulacağını duyurmuş ve ilk kez çizimlerini de burada paylaşmıştık. Plath’ın edebiyatçı kimliğinin dışında o edebiyatçı ruhunu resimlere de çok iyi yansıttığını ve kendi dünyasını ifade eden çizimleriyle yine başarılı bir ressam olduğun da öğrenmiştik. Ancak yeni keşfettiğimiz bir makale ile Sylvia Plath’ın Resim ve Fotoğraf sanatı konusunda bildiklerimizle sınırlı kalmadığını daha fazla resimlerinin olduğun da öğrendik. Böylece Plath’ın farklı çalışmaları da gün yüzüne çıkmış oldu. Aşağıda ki makale de Sylvia Plath’ın yeni keşfedilen fotoğraf, resim ve kolaj çalışmalarını alıntılayarak paylaşıyoruz.

Sylvia Plath, “Triple-Face Portrait” (Üç-yüzlü Portre) (1950-51), kağıt üzerine suluboya

Sylvia Plath, “Triple-Face Portrait” (Üç-yüzlü Portre) (1950-51), kağıt üzerine suluboya

“1963 yılında, henüz 30 yaşındayken intihar eden Sylvia Plath’in edebiyat dünyasındaki yeri o günden beri hızla büyüyor; gerek yazdığı tek roman “Sırça Fanus”un Amerika’da lise müfredatına girmesiyle, gerek 1982 yılında şiirleri için aldığı Pulitzer Ödülü’yle. Ancak genç yaşta ölümü, depresyonunu nesre ve dizelere döken bir yazar olarak, kimliği çok daha karmaşık olmasına rağmen, bulunduğu dönemden tamamen kopukmuş gibi algılanmasına neden oldu. Kadınlar için toplumsal yaşamın çok daha kısıtlayıcı olduğu bir dönemde, bir yazar, anne, eş ve sanatçı olma arasında sürekli bir denge tutturmaya çalıştı. 2016 yılında Kırmızı Kedi tarafından basılan ve Plath’in 1950’li yıllardaki günlüklerini içeren “Günlükler – Bir Edebiyat Olayı” isimli kitapta şöyle demişti:
“Benim hayatımın amacı ne ve onunla ne halt edeceğim? Bilmiyorum ve korkuyorum. Asla istediğim bütün kitapları okuyamayacağım; olmak istediğim bütün insanlar olamayacağım ve yaşamak istediğim bütün hayatları yaşayamayacağım. Kendimi istediğim bütün becerileri edinecek kadar eğitemeyeceğim. Bunları neden istiyorum? Hayatımda mümkün olan zihinsel ve fiziksel tecrübelerin tüm renklerini, tonlarını ve çeşitlerini tatmak ve hissetmek istiyorum. Ve korkunç derecede sınırlıyım… Uğrunda yaşayacağım çok şey var, yine de anlaşılması mümkün olmayacak kadar hasta ve üzgünüm.”

30 Haziran’da Washington’daki Smithsonian Ulusal Portre Galerisi’nde açılacak olan “One Life: Sylvia Plath” başlıklı sergi, yazarın yaşamının görsel bir biyografisini sunacak ve daha önce sergilenmemiş kimi nesneleri bir araya getirecek. Detaylı yazma sürecini gösteren taslaklar, fotoğraflar ve hatta Plath’in annesi tarafından saklanmış at kuyruğu ile birlikte, yazarın az bilinen sanat çalışmaları da sergide yer alacak.

Plath, yazar ve şair olarak kariyeri henüz başlamamışken, sadece kadın öğrencilerin kabul edildiği sanat okulu Smith College’e gitmişti ve bir sanatçı olmayı planlamıştı. Plath genç yaştan itibaren çizim defterleri tuttu ve kendini ve gözlemlediği diğer şeyleri karaladı. Kolajlar yarattı ve bazen de okuduğu kitaplara çizdi. Örneğin Türkçeye Metis Yayınları tarafından basılan Getrude Stein imzalı “Alice B. Toklas’ın Özyaşamöyküsü” kitabına, Parizyen bir kafede oturan bir kadın illüstrasyonu çizmişti.

Plath’in kendisi de ayrıca oldukça görsel bir insandı, saçlarını sosyal baskı ve mekanizmalarla uyumlu kılacak bir biçimde sık sık sarışınlıkla esmerlik arasında değiştirdi. Fulbright bursu için başvuru yapıyorsa, saçını koyuya boyadı, Cod Burnu’nda vakit geçirirken ise parlak sarıydı ve Marilyn Monroe’ya benziyordu. Plath’in fotoğraflarının mektupları ve taslakları ile birleşmesi, yazarın mizah duygusunu ve karanlık tarafıyla dengelenen aydınlık tarafını gözler önüne seriyor.

Metin Alntı: kulturservisi.com

Share.

About Author

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: