escort bayanlar ankara escort,

izmir escort bursa escort izmir bayan escort istanbul escort antalya escort izmir escort bayan izmir escort bursa escort bursa escort kızlar istanbul escort bayan gaziantep escort istanbul escort istanbul escort kızlar istanbul escort

İyi ki doğdun John Lennon… (1940-1980) ☮ ♫ ♥ ☼

0

Yaşam ve ölüm.. Arasında ki uzun yolun bir başında Beatles bir diğer başında Ono..

Müziğin bile kapitalistleştiği bir Dünya’da müziğini aykırılığıyla sürdürüyordu Lennon.. Evet John Lennon aykırı yaşayan ve her zaman sistemi eleştiren bir müzik insanıydı.Aslında bunu yapması çok da normal gelmeli.. Dönem müziği bunu gerektiriyordu.

Bir Bob Dylan bir Joan Baez değildi.. çünkü o John Lennon’dı.

İyi ki doğdun güzel gözlüklü adam!

(Kaçak Sigara)

Barışa bir şans verin.. / Give Peace A Chance


“Hayır dünyayı özgürlük kurtarmayacak,
Herkes tek bir dine inanırsa dünya kurtulmayacak,
Teknolojiden çıldıracak hale gelirsek dünya kurtulmayacak,
Eğer şimdi toplanıp dünyanın en zarar verici patlayıcısı üstünde çalışıp beyaz sarayı havaya uçurursak dünyada hiç bir şey değişmeyecek.
Çünkü dünyada eksik olan tek bir şey var, AŞK.”

Lennon, Nixon yönetimi sırasında ulusal tehlike olarak hedef gösterilmiş ve sınırdışı edilmek istenmişti. Çünkü Lennon, insanları yazdığı ve bestelediği parçalarıyla; katıldığı televizyon programlarında cesur, özgür açıklamalarıyla; peşinde dolanan kameralara verdiği zekice cevaplarıyla ve yaratıcı eylemleriyle her daim barışa çağırıyor, Vietnam Savaşı’nı sorgulatıyordu. Bunu o kadar başarılı yapıyordu ki kitleleri mıknatıs gibi kendine çekiyordu.

Ve sonunda Mark David Chapman tarafından otelinin önünde vuruldu.Bu adam ne düşünüyordu bilmiyorum ama,John Lennon bir adam değildir.Bir öğretidir.Kim bilir,egosuz bir çocuk olursanız siz de bir gün aşık olabilirsiniz.

– Yoko Ono,John Lennon

John Lennon
Genel bilgiler
Doğum adı John Winston Lennon
Doğum 9 Ekim 1940(1940-10-09)
Liverpool, İngiltere
Ölüm 8 Aralık 1980 (40 yaşında)
New York City, New York, ABD
Meslekler Şarkıcı, Söz yazarı, Müzisyen, Şair
Etkin yılları 1957-1975, 1980
Çalgılar Vokal, gitar, bas gitar, piyano, armonika
Tarzlar Rock
Plak şirketi Parlophone, Capitol, Apple, EMI, Geffen
İlişkili hareketler The Beatles, Plastic Ono Band, The Dirty Mac
Resmî sitesi http://www.johnlennon.com
Önemli çalgılar
Rickenbacker 325
Epiphone Casino
Gibson J-160E
Les Paul Junior

 

Hayatı ve Biyografisi

 

Hayatı

John Winston Ono Lennon (9 Ekim 1940 – 8 Aralık 1980), İngiliz şarkıcı. The Beatles isimli müzik grubunun üyelerinden biridir.

 

John Lennon, 9 Ekim 1940’da İngiltere’nin Liverpool kentinde dünyaya geldi. Birer işçi olan anne ve babası Lennon iki yaşındayken boşandılar. Teyzesi ( Mary “Mimi” Smith ) ve amcası tarafından büyütülen Lennon, babasını 20 yıl boyunca yalnızca iki kez görebildi.

1957’de lisedeyken,(17 yaşındayken) annesi ona ilk gitarını hediye etti. bu sırada Paul McCartney’le tanıştı. Şubat 1958’de Paul McCartney, George Harrison’ı Lennon’a tanıttı. Daha sonra Stu Sutcliffe basçı olarak gruba katıldı ve grubun adının ‘The Silver Beatles’ olmasını önerdi.

 

The U.S vs John Lennon" Film afişi

The U.S vs John Lennon” Film afişi

Lennon 17 yaşındayken, caddeden karşıdan karşıya geçen annesine bir polis otomobili çarptı.

Temmuz 1960’da grubun ‘The Silver Beatles’ olan adı ‘The Beatles’ adına çevrildi. Bir yıl sonra da Ringo Starr gruba katıldı. Grubun ilk 45’liği olan ‘Love Me Do’ Ekim 1962’de piyasaya çıktı.
Lennon ve Yoko Ono
The Beatles ile dünya çapında başarı kazandılar, bazı eleştirmenler tarafından dünyanın gelmiş geçmiş en iyi grubu olarak nitelendirildiler. Kazandıkları ödülleri kendileri bile sayamıyordu.

Hem bu kadar ünlü olmak,hem de aykırı tavır takınmak elbette[kaynak belirtilmeli]birtakım problemlere de yol açacaktı. 1966’da Filipinler’e gittikleri bir sırada devlet başkanının grubu davet etmesinin ve Beatles’ın da resmi davetleri kabul etmediğini açıklamasının ardından ülkeden ayrılırken yanlarına koruma verilmedi ve havaalanında saldırıya uğradılar.

Back in the autumn of seventy
On the night shift at Abbey Road
Four young men were recording a song named “Galadriel”
For an album they’d call Once Again
The producer was Norman Smith
Who’d engineered with The Beatles and John
Whose guitar was to be instrumental that day
When I came to play

I remember it well, as if it was yesterday
The day that I played John Lennon’s guitar
I remember it well, as if it was yesterday
The day that I played John Lennon’s guitar

Back in the autumn of seventy
As I played on my borrowed guitar
How could I know The Beatles would split the next day
My heroes break up and go their own way

Now autumns they came and they go
But my friends and my memories remain
And my heroes, well some of them fell from the stage
But their light still remains

I remember it well, as if it was yesterday
The day that I played John Lennon’s guitar
I remember it well, as if it was yesterday
The day that I played John Lennon’s guitar

I remember the day
I remember the day
I remember the day
I remember the day
The day that I played John Lennon’s guitar
I remember the day, as if it was yesterday
And I know that the memories will never fade
I remember the day, as if it was yesterday,

 

Daha sonra Amerika’daki bir röpörtajında John Lenon o olay yaratacak sözü söyledi:Beatles şu anda İsa’dan daha popüler. Her ne kadar espri olsun diye söylemişse de bu söz elbette dokunduğu konu dolayısıyla toplumun büyük bir kesiminin tepkisiyle karşılaştı. Amerika Birlesik Devletleri’nde büyük sorun yaratan bu açıklama sonrasında Beatles plakları yakılmaya başlandı. Daha sonra ABD basınına yaptığı açıklamada:Eğer televizyon İsa’dan daha popüler deseydim muhtemelen yakamı kurtaracaktım. Ben İsa’dan daha iyiyiz, mükemmeliz demiyorum veya karşılaştırmıyorum. Sadece söylediğim şekilde söyledim; ama yanlış bir ifadeydi ya da yanlış algılandı; hepsi bu. Bunun için üzgünüm; din karşıtı bir söylem değildi. Hala bu kadar yanlış ne yapmış olduğumu tam olarak anlamıyorum. Size ne demek istediğimi anlatmaya çalıştım; ama benden mutlaka bir özür bekliyorsanız ve bu sizi mutlu edecekse özür dilerim. şeklinde konuşmuştu.

1969’da Yoko Ono ile evlenen John Lennon, yine ayni yıl The Beatles’dan ayrıldı.

Bu dönemden sonra Lennon’ın hayatında birçok iniş ve çıkış oldu. Beş yıl aradan sonra müziğe dönme hazırlıkları yaptığı dönemde, akli dengesi yerinde olmadığı iddia edilen Mark David Chapman tarafından 1980 yılında New York’ta kaldığı otelin önünde silahla öldürüldü.

Ölümünden bir ay önce son albümü olan ‘Double Fantasy’ yayınlanmış ve Lennon, eski politik çizgisinden uzaklaşmış hayatı ve yaşamayı kucaklayan bir çalışma hazırlamıştı.

 

Ölümü 

“Büyük bir olasılıkla bir kaçık tarafından haklanırım.” – John Lennon
(1960’da nasıl öleceği konusunda sorulduğunda bu cevabı verdi ve korkutucu bir şekilde bu tahmini doğru çıktı.)

Kariyerinde yeniden yükselmeye başladığı bir dönemde, Beatles hayranı olduğunu iddia eden ve akli dengesi yerinde olmadığı öne sürülen Mark David Chapman tarafından, 8 aralık 1980’de New York’ta kaldığı otelin önünde öldürüldü. Lennon vurulduğu anda yanına yaklaşan polis memuru tarafından, aldığı yaranın bilincini etkileyip etkilemediğini kontrol etmek için adı sorulduğunda “Ben John Lennon, Beatles’in John Lennon’u” yanıtını verdi.

Bir İngiliz olmasına rağmen New York aşığı olan ve orada hayatını sürdüren Lennon, Nixon yönetimi sırasında ulusal tehlike olarak hedef gösterilmiş ve sınırdışı edilmek istenmişti. Çünkü Lennon, insanları yazdığı ve bestelediği parçalarıyla; katıldığı televizyon programlarında cesur, özgür açıklamalarıyla; peşinde dolanan kameralara verdiği zekice cevaplarıyla ve yaratıcı eylemleriyle her daim barışa çağırıyor, Vietnam Savaşı’nı sorgulatıyordu. Bunu o kadar başarılı yapıyordu ki kitleleri mıknatıs gibi kendine çekiyordu.

Albümleri
Double Fantasy – 1980
Rock ‘n’ roll – 1975
Walls and Bridges – 1974
Mind Games – 1973
Some Time in New York City – 1972
Imagine – 1971
John lennon / Plastic Ono Band – 1970
Live Peace in Toronto – 1969
Wedding Album – 1969
Unfinished Music no. 2: Life with the Lions – 1969
Unfinished Music no. 1: Two Virgins – 1968

 

Sene 1964 Tüm Dünya’da Beatles çılgınlığı katlanarak artmaya devam ederken, efsa…neler televizyon programlarında dolaşmaya devam ediyordu.  Lennon mikrofonun başına geçti ve Twis and Shot’ı söylemeden önce kitlelere şu şekilde seslendi: ” Sıradaki şarkıda ucuz koltuklarda oturanlar sadece ellerini çırpsın, geri kalanlarsa mücevherlerini şıngırdatabilir. ”

Başınız kaldırın ve gökyüzüne bakın: Orada mesajımız yazılı; Başınız tekrar kaldırın ve çevrenize bakın: Toprağa değin uzanan, üzerinde yürüdüğünüz gökyüzünü göreceksiniz. Topraktan çok, o gökyüzünün birer parçasıyız. Ve unutmayın, sizi seviyoruz.

John Lennon ☼ ☮ ♫ ♥ ☼

 

“uçurduğun beyaz güvercinin kanatları simsiyah şimdi…” Bir hayranının ölümünden sonra Jonh Lennon’a yazdığı mektuptan.

“hayat biz gelecek hakkında planlar yaparken başımızdan geçenlerdir.”

Marianne Faithfull kendisi için şöyle demiş bir keresinde : ‘ne mi yaptı? kelimelerle ifade etmek zor. belki de ‘hiçbir şey’ demek lazım..

 

Eğer herkes başka bir televizyon seti yerine barış isteseydi, o zaman barış olurdu.”

“Gerçekten bir eylemimiz yok aslında. Sadece burda şarkı söyleyip biraz hareket ediyoruz.”

“Tek istediğim onun mutlu büyümesi. Ana konu bu.” (Çocuğu Julian Lennon’dan bahsederken)

“Sadece sevin, bu gerçekten herşeyin başı. Sadece mutlu olup istendiğini anlayacaktır. Yatılı okula ya da başka bir yere göndermeyeceğim onu. O her zaman bizimle olacak.” (Julian’ın çocukluğundan bahsederken)

“Daha ucuz koltukları olanlar ellerinizi çırpabilir misiniz? Onun dışında herkes, sadece mücevherlerinizi çıngırdırtsanız yeter.” (4 Kasım, 1963’te Kraliçe Elizabeth ve Prenses Margaret’in de katıldığı Londra’daki Royal Variety Performance’da. Not: John, “kahrolası mücevherler” demek istemiştir ancak böyle bir şey yapmaması konusunda Paul McCartney ve grubun menejeri Brian Epstein tarafından ikna edilmiştir)

“Hayat, siz başka planlar yaparak meşgul olduğunuz sırada size olan şeydir.” (1980 bestesi “Beautiful Boy (Darling Boy)”dan)

“Bu iş çok kötüydü, tamamiyle kahrolası bir aşağalamaydı. The Beatles’ın olduğu şey olmak için bir insanın herhalde kendini tamamiyle aşağılaması gerekiyor ve benim de kızdığım taraf burası. Bilmiyordum, önümü göremedim. Tek tek oldu, aşama aşama, sonunda bu çılgınlık sizi sardığında dayanamadığınız, 10 yaşınızda en nefret ettiğiniz insanlarla tamamiyle yapmak istemediğiniz bir şey yapıyor oluyorsunuz.” (Rolling Stone, 7 Ocak 1971 sayısındaki bir röpörtajdan)

“Müzik herkesindir. Ancak yayımcılar ona insanların sahip olduğunu düşünüyor.”

“Kadınların müstehçen ve duyulmuyor olması lazım.”

“Ben Walrus’um” (“I am the Walrus” şarkısından)

“Walrus Paul’du!” (“Glass Onion” şarkısından)

“Walrus bendim, ben artık John’um” (“God” şarkısından)

“Tanrı, acımızı ölçtüğümüz bir konsept.” (“God” şarkısından)

“Hristiyanlık bitecek. Kaybolacak ve sönecek. Bunu savunmama bile gerek yok, haklıyım ve doğru olduğum görülecek. Şu an İsa’dan daha popüleriz ama hangisi ilk gidecek bilmiyorum, Rock ‘N’ Roll mu Hristiyanlık mı. İsa fena değildi ama onun havarileri odun ve sıradanlardı. Onların bu işi bu kadar çevirmeleri Hristiyanlığı mahvediyor.” (Büyük bir olasılıkla Lennon’ın söylediği en tartışmalı söz. Bu söz 4 Mart, 1996’da yazar Maureen Cleave’le bir söyleşinin parçası olarak England’s Evening Standard gazetesinde yayımlandı. Bu söz Hristiyanlık’a kaba bir saldırı değil, Lennon’ın dinin bugünkü konumunu eleştiren ve The Beatles’ın dinden daha önemli olmaması gerektiğinin altını çizen bir yorumdu. Din, zamanın gençlerinin ilgisini çekmiyordu. Sırf bu sözle (tüm içerikten bir parça alınıp – Lennon’ın genellikle The Beatles’ın

“Jesus’tan daha büyük” olduğunu söyleyen kısmıyla çarpıtılmıştı) Amerika’nın İncil Kemeri olarak adlandırılan aşırı dinci bölümüne saldırılarda bulunulmuştur. The Beatles kayıtları kitleler halinde yakılıp Ku Klux Klan tarafından da yanan haçlara çivilendi.)

“Herhalde televizyon İsa’dan daha popüler deseydim hiçbir şey olmazdı. Ağzımı açtığım için özür dilerim. Ben Tanrı karşıtı, İsa karşıtı ya da din karşıtı değilim. Bunu kastetmiyordum. Bunu bir gerçek olarak söylüyordum ve buradan daha çok İngiltere için daha uygun bu. Bizim daha iyi ya da daha büyük olduğumuzu söylemiyorum. İsa’yla bir insan olarak bizi ya da Tanrı’yla bir şey ya da herneyse o olarak karşılaştırdığımı söylemiyorum. Ne dediysem onu dedim ve yanlıştı. Ya da yanlış anlaşıldı ve şimdi de bütün bunlara yol açtı.” (Chicago’daki haber konferansındaki yukardaki açıklama hakkındaki özürü. Bu özürü Vatikan tarafından da kabul edilmiştir)

“Gerçekten sevginin bizi kurtaracağını düşünmüştüm ve hala tek ihtiyacınız olan şey sevgi.”

“Antik Roma zamanlarında yaşasaydım Roma’da yaşardım. Başka nerde yaşanılabilir ki? Bugün Amerika Antik Roma ve New York da Roma’nın kendisi.”

“New York, Rome eskiden neyse o.” (Biyograpi yazarı Ray Coleman’a söylediği söz)

“The Beatles’taki en iyi davulcu bile değil.” (Ringo Starr’ın dünyadaki en iyi davulcu olup olmadığı konusunda sorulunca verdiği cevap. Paul McCartney’nin “Back in the USSR”da Starr yokken çaldığı performanstan bahsediyor.)

Sen yanımda olduğun müddetçe, gece geldiğinde, toprak karadığında ve ay görebildiğimiz tek ışık olduğunda, korkmayacağım… (stand by me şarkısından. Yoko Ono’ya hitaben yazmıştır.)

“Tüm politikacılar Pierre Tradeau gibi olsaydı, dünya barışı var olurdu.”

“12 yaşımdayken, bir dahi olduğumu ve kimsenin bunu farketmediğini düşünürdüm. Eğer dahi diye bir şey varsa, onlardan biri benim, ama eğer yoksa o zaman bunu takmıyorum.”

“Elvis’ten önce bir şey yoktu.”

“Elvis gelene kadar beni hiçbir şey etkilemedi.”

Cennetin olmadığını hayal et, eğer denersen bu kolay, altımızda cehennem yok, üstümüzdeyse sadece gökyüzü var, hayal et bütün insanların, bu gün için yaşadığını… (Imagine şarkısından)

Benim bir hayalci olduğumu söyleyebilirsin (İmagine şarkısından)

(You may say Im a dreamer’ )

“Ciddiye alınmamak politikamızın bir parçası çünkü karşı taraf kim olursa olsun, tüm görülür hallerinde mizahı kaldıramıyorlar. Biz ise komiğiz, gerçekten, onlar ise Laurel ve Hardy. Biz John ve Yoko’yuz ve Martin Luther King, Keneddy ve Gandhi gibi ciddi insanlardan daha şansımız var çünkü onların hepsi vuruldu.”

“Büyük bir olasılıkla bir kaçık tarafından haklanırım.” (1960’da nasıl öleceği konusunda sorulduğunda bu cevabı verdi ve korkutucu bir şekilde bu tahmini doğru çıktı.)

 

Öldürecek ve uğruna ölünecek bir şey yok ve dinde yok. (İmagine şarkısından)

 

“Her zaman asi biriydim, yine de toplumun tüm tabakaları beni sevsin ve kabullensin isterim. Boşboğaz ve deli bir söz yazarı ve şarkıcı olarak tanınmak istemem. Ama ben ne isem oyum.” Böyle anlatıyordu John Lennon kendini. Sadece sevgi dolu bir dünya istiyordu ve bunun için samimiydi. “Bir müzik ne kadar felsefe barındırabilir ki?” sözünün ötesinde bir devrimin ateşleyicisiydi: Sevgi dolu bir zihinsel devrimin.
Hikayeye John Lennon’un çocukluğundan ve aile yaşamından başlayan belgesel, daha sonra The Beatles’ın kurulmasına, İngiltere’de sorunlar yaşamasına, Amerika’yı fethetmesine ve dolayısıyla barışın sembolik bir temsilcisi oluşuna ve daha fazlasına kadar uzanan bir seyir. John Lennon’un hayattayken çekilmiş görüntüleri, konuşmaları ve eşi Yoko Ono ile barış ve sevgi için yaptıkları projeleri ve eylemleri de izleyiciye aktaran 1988 yapımı bu belgesel Lennon ve The Beatles için en iyi dökümanlardan biri olma niteliği taşıyor.
John Lennon’ın hayatı ve hissiyatleri söylediği şu iki sözden de anlaşılabilecek kadar netti: “Eğer sen istersen savaş biter!” ve “İhtiyacın olan tek şey sevgi!”

Share.

About Author

Bir Cevap Yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn fuck you google, child porn